Öz-regülasyon, yoğun ve güçlü duygular karşısında, duygu, düşünce ve davranışları denetleyebilerek, bu duygularla başa çıkabilme becerisidir. Örneğin; kaygı verici bir durumda kendini sakinleştirebilmek, değişikliklere ayak uydurabilmek, öfke nöbetleri ve patlamaları yaşamadan öfkeyi sağlıklı biçimde ifade edebilmek, öz-regülasyona örnek gösterilebilecek davranışlardır.

Bu beceriler çocukların hayat boyu, olumsuz olaylar karşısında bile, belirledikleri hedefe ve amaca doğru ilerleyebilmelerine, sağlıklı ilişkiler kurabilmelerine ve yaşam boyu daha fazla dengede hissedebilmelerine yardımcı olur.

Öz-Regülasyon Becerileri Bebeklikte Öğreniliyor

Çocuklar öz-regülasyon becerilerini henüz bebekken öğrenmeye başlar. Bebeklikte ebeveynleri tarafından sakinleştirilen, yoğun duygular ve zorluklar karşısında ebeveynlerinin desteğiyle regüle olabilen bebeklerin, ileride de öz-regülasyon becerilerinin daha güçlü olduğu gözlemlenmiştir. Ebeveynin kendi öz-regülasyon becerilerinin de ne düzeyde olduğu, rol model olabilmesi açısından büyük önem taşır. Örneğin, yetişkin olarak bir ebeveyn, çocuğunun öfke nöbetleri karşısında tetiklendiğinde regüle olamamış şekilde, bağırıyor, bir şeyler fırlatıyor veya dürtüsel anlık problem çözme yöntemlerine (ödül- ceza gibi) başvuruyorsa, çocuğundan da yoğun duygular karşısında pek farklı tepki vermemesi beklenebilir.

Çocuğun ve ebeveynin regülasyonu ile aralarındaki ko-regülasyon ilişkisi, çocuğun tek başına ileride sahip olacağı öz-regülasyon becerilerini doğrudan etkileyecektir.

Çocukların Beyin Yapısı ve Sinir Sistemi Farklıdır

Daniel J. Siegel, Bütün-Beyinli Çocuk kitabında, erken çocukluk döneminde beyin yapısının ve sinir sisteminin yetişkin beyninden ve sinir sisteminden ne yönde farklı olduğunu anlatmıştır. İnsan beynini alt ve üst beyin olarak ikiye bölersek; üst beyin empati, mantık, sözlü dil, dürtü kontrolü, problem çözme ve neden- sonuç ilişkisi kurma gibi becerilerin yönetildiği “düşünen” bölüm iken; alt beyin dürtü, duygu ve duyumların amigdala tarafından yönetildiği, ilkel ve duygusal bölümdür. Erken çocukluk döneminde, üst beyin henüz yeterince gelişmediği için, alt beyin daha fazla devrededir.

Sinir sistemimiz, sempatik ve parasempatik olarak iki bölümden oluşur. Sempatik sinir sistemi, tehlike karşısında bizi korumak ve hayatta tutmak adına kaç-savaş-don savunma sistemlerini geliştirmiştir. Bu sistem, memeli hayvanlarda ve insanlarda aynı şekilde çalışır ve alt beyin tarafından yürütülür.

Bir bebeğin ağlaması, sempatik sinir sisteminin aktive olduğunu ve alt beynin devreye girerek kaç- savaş tepkisi verdiğini bize gösterir. Bebeklikte ve erken çocukluk döneminde, beyin tam gelişmediğinden dolayı, tehlikeyi objektif bir şekilde yorumlayabilecek hipokampüs bölgesi de tam gelişmemiştir ve bu nedenle bebekler, bizim son derece güvenli bulduğumuz en ufak bir şeyi bile tehlike olarak algılayabilir. Bu tehlike algısı karşısında strese giren bebeğin, alt beyni tamamen devrede olduğundan, kendi kendini sakinleştirebilmesini, yani öz-regülasyon becerileri gösterebilmesini bekleyemeyiz. Tam da bu noktada, bebeğin regüle olabilmesi ve parasempatik sinir sisteminin aktive olabilmesi için, ebeveyn ile aralarında ko-regülasyon ilişkisinin oluşabilmesi önemlidir.

Öz-Regülasyon İçin Önce Ko-Regülasyon Gerekir

Roque ve Verissimo’nun 2011’deki araştırması, sakinleşmeye ihtiyacı olan çocuğun, bir ebeveyn tarafından desteklenmesinin ve kapsanmasının, ileride geliştireceği öz-regülasyon becerileri açısından önemli olduğunu belirtiyor.

Öncelikle ebeveynin kendi psikolojik dayanıklılığını geliştirebilmesi, duygu durumunu denetleyebilmesi, öz-regülasyonunu sağlayabilmesi, ko-regülasyon için en önemli faktördür.

Daha sonra, ebeveynin çocukla nasıl bir ilişki kurduğu ve çocuğa nasıl davrandığı önemli rol oynar. Bu noktada, ebeveynin çocuğuyla ten teması kurması, yumuşak yüz ifadesi ve ses tonuyla yaklaşması, çocuğa sarılarak hareket etmesi ya da sallanması, empati ve kabulle yaklaşabilmesi, bebeğin güvende hissedebilmesi ve ebeveynniyle ko-regüle olabilmesi için gereklidir.

Kaynakça:

Bryson, T. P., & Siegel, D. (2012). The Whole-Brain Child: 12 Proven Strategies to Nurture Your Child’s Developing Mind. Hachette UK.

Eisenberg, N., & Sulik, M. J. (2012). Emotion-Related Self-Regulation in Children. Teaching of Psychology39(1), 77–83.

Porges, S. W. (2011). The polyvagal theory: Neurophysiological foundations of emotions, attachment, communication, and self-regulation (Norton series on interpersonal neurobiology). WW Norton & Company.

Rothbart, M. K., Sheese, B. E., Rueda, M. R., & Posner, M. I. (2011). Developing mechanisms of self-regulation in early life. Emotion review3(2), 207-213.

Roque, L., & Veríssimo, M. (2011). Emotional context, maternal behavior and emotion regulation. Infant Behavior and Development34(4), 617-626.

Siegel, D. J. (1999). The developing mind: Toward a neurobiology of interpersonal experience. Guilford Press.

Kategori: